tesettür ve insan analizi

tesettür ve insan analizi 

bugün sizlere tesettür dediki kabuk gibi sarmış, derin derin u\njyordu. Kamının iCiktı^ını hissetti ve usulca kalkıp güzel bir kahvaltı ha-grladı. Edvvard'ın sevdiğini bildiği yumurtadan yaparken mutfak kapısında onu seyreden Edward'ı görmemiş, çırptJ|^ yumurtadan kafasını kaldırmış, uçsuz bucaksız sahili seyrediyordu. Altın sarısı kumsal, dalgalann kıyıya vuruşu, ahenkle bir şarkı kıvamında gelen su sesine kan-jıyordu. Seslice, "Umarım bir gün Daisy ve benim böyle bireyimiz olur," dedi gülümseyerek arkasım döndüğünde Edvvard'ın üzüntü dolu yüzüyle karşılaştı. Jaymie gözlerine baktığında söylediğini duyduğuna emindi.
"Bu ne demek?"

"Ne ne demek?"
“Kurduğun hayallerde bana yer yok anlaşılan."
'Adı üstünde hayal," dedi Javmie gülümsemeye çalışırken.
"Benim hayallerim seninle ama..."
"Hadi kahvaltı hazır umarım beğenirsin," diyerek konuşmayı geçiştirdi Jaymie. Edvvard suratı asık, kahvaltı sofrasında Jaymie'nin konuyu kapatmasından hoşnutsuzluk duyuyordu. Jaymie geçen bir saatin ardından aralarındaki bu soğukluğa bir son verdi. Oturduğu sandalyeden kalkb ve Edvv’ard'ın kucağına oturup, "Sar beni!" dediğinde genç adam onu iri kollarıyla sardı. Sonra, "Dinle ben seninle hayallerle değil gerçeklerle yaşıyorum. Benim için böyle bir ev hayalden ibaret. Yoksa seni de hayal olarak mı görmeliyim?" dedi ikna edici bir tonda. Edvvard hiçbir lepki vermeyince, "Lütfen! Surat asma... Bak burası çok güzel... Bırak, keyfini sürelim," dedi.
"Zaman sana hayal ya da gerçek olduğumu gösterecek..."
"Bu ne demek şimdi?" dedi Jaymie.
rine gitmedi. Edvvard'tan korkutucu bir istemiyordu. Kahvaltı sonrası Jaymie'nin ^ ^ yaphrmak için kasabaya gidip birlikte vakit yürüyüp Jaymie'ye elbise bile almışlardı. Eve<j^ *-rinde Edvvard uyuyakaldı. Deniz havası onlara devamlı uyuyorlardı.
Jaymie akşam yemeğini yapmaya karar verm^ rinde Edvvard'ın tişörtü yine mutfaktaydı. Edivarj'' on gibi uyanıp Jaymie'ye bakmaya mutfağa geçti, "Günaydın," dedi sırıtarak.
"Zamansız uykular geceyle gündüzümüzü biıb®,, soktu," dedi Edward gözleri açılmıyor, saçlarım kanşhr yordu. Jaymie, "Yumurta?" dedi elindeki tavayı kaldım rak. Edward sırıtarak gelip Jaymie'ye arkasından sanidin eli tişörtün altından kalçalarını okşarken, "Off bu yumuft enfes," dediğinde Jaymie, "Sen gerçekten çok terbiyen sin," dedi elini kalçalarından çekmesi için kıpırdandı m bir işe yaramasmı beklemiyordu. Jaymie ellerinden sp( rılıp masayı hazırlamaya başladığında Edvvard peşüıdt dolanıyor, önüne geçiyor, rahat bırakmıyordu. "Seni istiyorum," dedi Edvvard. "Hadi ama benim kamım çokaij’ dedi Jaymie. Onu yatağa götürmek isteyen adama, "Onct yemek," dedi kararlı bir sesle. Edvvard hızla onu kucağiM alıp masaya oturdu. Yemekten sonra Jaymie bin bir nazk kendini Edvvard'a verdi. Tabii ondan daha arzulu oldu^ bir gerçekti.
daha saray kapısında başladı. Prens'in döndüğünü haber alan Marie onları sarayın girişinde karşıladı. Jaymie, Edward'ın yanında ona yüzündeki bandajı soran Marie'ye, "Ulak bir kaza," diyerek geçiştirdi. Edvvard önden yürürken, "Jaymie!" diye seslenip elini uzatmasıyla Marie arkada kaldı.
Edvvard babasının yanına geçmeden önce Jaymie'yi dairesine bırakmayı ihmal etmedi. Tabii o daireden çıkar çıkmaz Marie ve Daisy'nin daireye gelmesi bir oldu. Marie, Jaymie'nin ufak kaza dediği olayın detaylarım merak ediyordu. Daisy ağlayarak ablasına sanlırken Jaymie merakla onu seyreden Marie'ye gülerek, "Selam Marie," dedi. Mane yüzüne dikkatle baktı ve, "Zayıflamışsın," dedi. Jay-ttıie, "Yüzümdeki bandaja anlam yükleme lütfen. Edvvard yaptı dersem memnun olacak mısın?" dedi Jaymie.
"0 nasıl söz? Edvvard asla sana vurmaz," dedi Marie ve biraz düşünüp, "Tabii delirmezse!" diye ekledi.
“Hayır, o yapmadı, burnuma kapı çarptı," dedi. Marie pek inanmış gibi görünmese de ses çıkarmadı.
"Siz neler yaptınız?" dedi Jaymie konuyu değiştirmek ister gibi.
"Hiç aynı," dedi Marie ama Daisy heyecanla, "Sizin ar-karuzdan Prenses Lisa ortadan kayboldu," dedi kıkırdayarak ve Jaymie duyduğuna inanamadı. Az çok saldırı ola-nnda Kraliçe ve onun parmağı olduğunu biliyordu. Başka kim Prens'ten uzak durma eğitimi almaşım isteyebilirdi, hiçbir fikri yoktu. Edvvard, Lisa'ya bir şey yapmış olabilir miydi? Yüzü asıldığında yapacak bir şey yoktu. Marie gidene kadar içi içini yedi. Sonra Daisy'e gördüğü ve iki hafta kaldığı sahil kıyısındaki evi anlattı. Edvvard'ın gel-mesiyte Daisy selam vererek yanlarından ayrıldı. Jaymie, Daisy kapıyı ardmdan kapatır kapatmaz, "Prensese ne taptın?" diye panikle sordu. Edvvard şaşkınlıkla Jaymie'ye
bakıyordu. Jaymie sessiz kalmasıyla dev.tesettür bir şey yapman seni zora sokar biliyorsun \ onu öldürmediğini söyle," dedi ümitle mavi 05% yordu. Gözleri buğulanmış Edvvard gülmeye da, "Gülme!" dedi Jaymie isyanla. "Hayır, öldü3 dedi Edvvard ve Jaymie rahat bir nefes aldı. ^
"Ne yaptın peki?"
"Nasıl böyle bir şey düşünebilirsin? Olaym duğu belli, korkusundan buradan kaçtı ki hak ettiğuj^ lacak... Yaptığını yanına bırakmayacağım," dediEdv»j^
"O haklı!"
"Ne?!"
"Evet haklı... Düşünsene sevdiğim adam başka biıl^ dınla gününü gün ediyor. Yemin ederim ben de onunyj^ tığmı yapardım."
"Atladığın bir şey var Jaymie..."
"Neymiş?"
Edvvard, "Benim istediğim..." dediğinde Jaymie gözlet ni ondan çekip sessizliğe sığındı. "Oysa senin istediğin n' diye sormayı; ondan, “Şensin," cevabım duymayı deli^ istiyordu.
Ertesi gün Vanselt uçaktan indiğinde onu spor arabası la karşılayan Edvvard oldu. Yanında hiçbir komma olma ması dikkat çekiciydi. Vanselt, Prens'in sıkıntılı olduğunt anlamış, yıllardır tanıdığı Edvvard'ı daha önce böyle db şünceli görmemişti. Edvvard onu saraya getirdi ve dairesi ne çıkardı. Yoldaki sessizlik daireye geldiklerinde desüıiı-yor, Vanselt sabırla arkadaşının konuşmasını bekliyordu
"Aç ve yorgun olmalısın," dedi Edvvard. Vanselt gülerek, tam konuşacakken kapı açıldı. Jaymie, Edvvard'm geldiğim haber alıp daireye döndü. Hızla daireye girdiğinde solunda kalan koltukta oturan Vanselt'i fark etme-
ılı V-s»'vle 'Edvvard' duorek ona duflıru hızla yürürken,
f.(fkınlıkla bakan Vanselfi gördıı^unde donup kaldı, korku dolu gözlen Klnard'la buluştu I dvvard gülüyor, l.nmh- irin yüzü K'tnlvN az olmuş, neredeyse düşüp bayı-livakt! l dward ona aşkla, "Efendim!" dedi.
Idvvard efendim,' diyerek bir şekilde durumu düzelt-ıwktı amaa ve telaşla ejiılerek selam verdi. "Yemeğiniz... 'irtvH'ğımzi hazırlamamı ister misiniz?" dedi çevirebildiği Kadaı l dvvard kahkaha almamak için kendini zor tuttu ve ırEvUterek. "Hayır," vledı.
Uvnue panikle tekrar selam verdi hızla yatak odasına jSÇt> Vanselt gülümsedi ve, "Burbon fena olmaz. Belki smra onu nasıl özgtır kılacağımızı konuşabiliriz," dedi UhkahavİJ.tesettür Edvvard şaşkınca ona bakarken, "Nereden an-bdm'" dedi.
'İslında halen neden burada olduğumu anlamış deği-bn istersen onu özgürlüğüne kavuşturabilirsin, bu senin fimde Neden benim yardımıma ihtiyacın var ki?"
Nereden anladın?" dedi Edvvard ısrarla. "Senin bakış-Unndan onu özgür kılmak istediğini anlayabiliyorum," dedi buvük bir zevkle. "O kadar yani!" dedi Edvvard gü-leıken. "Evet, o kadar aşkla bakıyorsun," dedi Vanselt ve devam etti. "Sana mutluluklar dilemeye gönlüm razı olmuyor. Hadi şimdi sen söyle neden beni çağırdın?"
"Onu benim özgür bırakmam demek, bir köleye özgürlüğü vermem demek olur ve sadece özgür kalır. Onunla «lenemem ve bu planlanma ters," dedi Edvvard.
Vanselt şoke olmuştu. "Evlenmek? Bir köleyle... Bu as-nnolayı,' dedi heyecanla. Ayağa kalkmış belki de ilk defa hayatında kendini dizginleyen uyurdu. Odanın içinde deli danalar gibi dönmeye başlamış keyifle, "Savaş! Bu bekleni-iotuııudı hiç tükenmeyen bir «».ıvaşın başlangıç nokta.sı," dryeıovlendı kendince.
"Aslında sorun sadece onun köle olması d deşi var. Benim açımdan olmasa da bu işleri laştırıyor. Yapacaklarım açığa çıktığında kardej'”'< keye girecek..."
"O da böyle eşsiz mi?" dedi Vanselt kahkahayla
"On üç yaşında..."
Vanselt, "Tüh şans işte... Neyse hâlâ neden beni ğmı anlamış değilim. Her şey senin elinde, köleli^^ ya da senin silmiş olman neyi değiştirir?" dediVans«i(
"Seni buraya köleliğini silmemizi konuşmak içn madım. Burbon iyi gelmedi sanırım," dediğinde Vanseifj kafası karışmıştı.
"Neden buradayım?"
"Dünyada her şey değişiyor. Zamanla iyi niyet kalmt yacak ve sert yaptırımlar daha etkili hâle gelecek. Breni ya'daki barış nidaları şimdilik bastırılmış olabilir ama it mokrasi er geç bizi yeniden bulacak. Neden yeni bir şimdi başlamasın? Ben eski, bağnaz süregelen kurala yerine, dünyayı kendi bildiğim doğrulara göre yönetere
"Yani Atalarının yolunu izlemeyeceksin..."
"Doğru kararlarının takipçisi olurken yapamadıUam yapacağım."
"Sen delirmişsin..."
"Hayır... Gayet kendimdeyim."
"Buna kimse izin vermez..."
"İzin isteyeceğimi kim söyledi!" dedi Edvvard kahka hayla.
"Benden ne istiyorsun peki?" dedi şaşkınlıkla.
"Desteğe ihtiyacım var, zorlu bir yola giriyorum. Onur için senin şu azınlık olarak görünen milyonlarca kok karşıtına ihtiyacım var. Onlara köleliğin kaldırılması içr
elımılı n m'U-nı yapacağımı söyle. Destekleri Sadece isle-IJım bu >l<‘dı Edward,
Hu viylcmler veterli olmayacakbr."
"O /.tm.ın onlara kölelikten gelme bir kralk^elen ola-câj^mı «tovlc," dediğinde Vanselt şaşırsa da keyifle, "Ben •enin v.ımndayım Elimden geleni yapacağun. Ama dik durnunt/ gerekecek Umarım o da senin kadar kararlıdır, dediğimle havada tokuşan kadehler umudun ilk adımı gibiydi.
Vansell ve Edvvard birkaç gün bu konunun üzerine ya-pılahılm'klermi konuşup hrsat buldukça Edvvardla plan-lannın üzerinden geçmişlerdi. Edward biraz olsun rahatla-mışh, en azından ilerleyeceği yol belliydi. İlk iş kölelikten Uçanların liderliğirü yapan birkaç kişiyle görüşmek ve on-lın kendi yanlarma çekmekti.
Jaymie o sabah Edvvard'ın iki günlük geziye gideceğini öğrenmiş onu yolcu ediyordu. Vanseltle birlikte iki günlük tatil adı altında, gizliden gizliye yapılacak köle bderle-nvie görüşme için yer belirlenmiş Edvvard yola çıkmak için hazırdı ama gidemiyordu. İkisi de aynlığm soğuk yüzüyle yine sessizdiler. Edvvard onu dudaklarına hapsedip vedalaştıktan sonra hiçbir şey söylemeden çıktı. Gidişi kalbinde bir sürü umuda tutunmuş hayali barındırıyordu. Aşkı için, kendi için, karşı olduğu insanlık ayıbı kölelik için gidiyordu Kapıda bekleyen Marlon'a, "Onu bir an bile yalnız bırakma! Gerekirse kapıda yat!" dediğinde, "Siz merak etmeyin, bu daha aynı hataya düşmeyeceğim efendim," dedi ve iflam verdi. Öyle de oldu. Marlon neredeyse Jaymie'nin «aej koruması hâlini aldı. Jaymie'nin kapısında bekliyor, o dâireden çıktığı zamanlarda ona eşlik ediyordu, jaymie «nsaldından bu yana daireden pek çıkmıyordu. Fdvvard. dairde hapis kalmamasını ve Marlonla her istediği yere iddıleceğini söylemiş olsa da Marlonla görüşmesinin-tesettür sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder