tesettür ve insan analizi konusu

tesettür ve insan analizi konusu 

tesettür diyorki Jaymie aptalca ona bakarken sinirle güldü ve, "Anlamadım,' dedi sesi boğuklaşarak. Edvvard gelip sevgiyle elini tuttuğunda gayet ciddiydi. "Korunmanı istemiyorum. Bir bebeğimiz olursa karşıt görüşleri susturmak daha kolaylaşacak. Zaten seninle bu konuyu...tesettür" Jaymie hayır anlammda ulaşım sallamaya başladı. İçinden, "Tanrım benden bebek rtyur,' diyerek garip bir mutluluk dünyasma girdiğinde gdiç adam onu dudaklarına hapsetti. Nefesleri birbirine ianşıp, yine ne konuştuklarını unutur hâle gelmişlerdi, laymie mırıltıyla, "İmkânsız," dedi aklındaki küçük aile-nm hayaline inat. Edvvard nefes almak için durduğunda, "Son sözüm bu," dedi kararlı bir sesle. Jaymie içinde bin birhrtına, tarifsiz duygulan onu zorluyordu aşkı. Canmı «reoeği adam ondan bir bebek istiyordu. Kendini hamile liarak düşündüğünde oğlu olmasını istedi. Gülümsemesi yüzüne yansırken Kral'm konuşması karabasan gibi girdi Alma ve hayallerini açmamak üzere kalbinin derinlikleri-nekilitledi. "Hadi kahvaltı edelim ben aaktım," dedi konu-

yu kapatmak adına. Birlikte ama kendi içdünyajj bir savaşa girmiş gibi bir kahvaltı yaptılar, için dairesinden ayrılırken Jaymie o gider gitmem aradı. Hapları yanlışlıkla tuvalete düşürdüğünü s(v ' Marie ona gün içersinde haplardan iki kutu dahi,^ Sonraki günlerde Edvvard Jaymie'nin korunmadı^^ yordu. Jaymie hapları gizli gizli kullanmaya başlanny Edvvard her ay ümitle Jaymie'nin hamile ka^ bekliyor ve her ay hayal kırıklığı yaşıyordu. Yine unrg. beklediği ayın sonunda Jaymie hastalanmış, hüsranlanij, dı. Düşündü ve şüphelendi. Jaymie kollarında televızvî seyrederken, "Jaymie o hapları kullanıyor olamazsındç mi?" diye sordu. Jaymie ne demeliyim diye düşünurke "Kullanmadığını biliyorum. Yani ben böyle bir şeyi sende beklemem ama dört ay oldu. Şimdiye bir bebeğimiz ob lıydı," dedi ve sustu. Jaymie ses çıkaramadı. Ne diyebiliri ki? Birkaç kere bebek konusu açılmış ama Edvvard onul» nuşturmamıştı bile. Kâbusları kuvvetlenmiş, üstüne bu» Edvvard'a yakalanma korkusu eklenmişti.
Bu konuşmanın üzerine bir-iki gün geçti geçmedi jir mie hapları konsolun üzerinde unutmuş ve hareme inıra^ ti. Edvvard çalışma odasından alması gereken bir dow için dairesine döndü ve konsolun üzerindeki haplar jn düğünde beyninden vurulmuşa döndü. Aklındaki her jP silinmiş antredeki koltuğa adeta yığılmıştı. Sekreterini arı dı ve bütün gün olan toplantı, görüşme ne varsa iptalett Elindeki kutuyu çevirip duruyor sinirlerine hâkim olmau çalışıyor ama hiçbir şey düşünemiyordu. Jaymie, Daisv« Marie'yle birlikte akşam üstü içeri girdiğinde Edvvardî elindeki kutuları görünce bembeyaz oldu.
"Dışarı!" diye kükredi Edvvard. Bu Daisy ve Marie ıç» bir emirdi. Çok uzun zamandır Edvvard bu kadar kibı otmamıştı. Jaymie gelip önünde durdu. "Ben açıklavıh
lirim," dedi ama Edvvard'ın sesi sarayda yankılanırken Umulmasının bir işe yaramayacağı anlaşılmıştı. "Neyi *,ıklayacaksın? Sana ne isteğimi söylemiştim. Bana yalan ^vledin!" diye avaz avaz bağırıyordu. "Sana kullanmıyorum demedim, sessiz kaldım."
^ani beni salak yerine koydun!" diye bağırdı Edvvard. Uvmie'nin söyleyecek bir şeyi yoktu.
"Hapları kullanmayacaksın.tesettür"
JâVTTiie sinirlendi. "Kullanmak zorundayım"
Edvvard çıldırmış gibiydi. "Sana kullanmayacaksm dedim!"
‘Edvvard bunu yapma, istemiyorum."
‘Bu konuda senin isteğini sormuyorum."
"Kullanmak zorundayım biliyorsun."
"Havır!" diye bağırırken Jaymie daha fazla dayanamadı. Elleri voımruk olmuş ağzına geleni kalbinden söylemese büeses tonunu ayarlayamadı. "Sen ne kadar beni köle ola-nk görmesen de ben bir köleyim! Anla arhk! Benden do-facak olanlar da köle olacak!" diye bağırdı. Edvvard onun haklı olduğunu bile bile, "Konuşma bitti ben ne istersem oTdedi Edvvard uzanıp Jaymie'yi kollarına almakh niyeti.
jaymie ona uzanan Edvvard'ı elinin tersiyle iterken göz-raşlan akmaya başlamıştı. "Ne diye sana çocuk dünyaya getireceğim! Benim gibi köle olup sana hizmet etsinler dne mi?" diye haykırdığında Edvvard'ın tokadıyla geriye do^ savruldu. Dudağından kan sızıyor şoktaydı. Genç adamınelieri pişmanlıkla titrerken geri dönüşü olmadığını Diliyordu. Jaymie neye uğradığını şaşırmıştı. Edvvard onu «oUanndan tutup yüzünü kendine çevirdi.
"Sen benimsin! İstemesen de, ki istediğini biliyorum. Benımsın! Beni seviyorsun ve benim çocuklarımı doğura-oksm. Başka bir yolu yok!" dedi sesi sert ama pişmanlık
Jaymie tokadın yaktığı yüzünü pişmanlıkla tut^ söylemek istediklerini yanlış anlatmış olsa bile haklıydı.
Edvvard o gece gelmedi. Jaymie sabaha kadargn* kırpmadan onu bekledi ama gelmedi. İki, üç, dört,(^ gün oldu Edvvard gelmedi... Jaymie altıncı günün sonıj^ Marie'yi aramaya karar verdi. Haplara ihtiyaa vardı t vvard gelecek ve bir şekilde her şeyi yoluna koyacakiiK Onu ikna edebileceğine inanıyordu. Yanağında ia tokadı düşünmek istemiyor, genç adamın ona olanaşb^ gözünün karardığını biliyordu. Kırgın değildi, genç ad* ona baş kaldırılmasına alışık değildi o kadar... Hemjayn ona haksızlık ettiğini biliyordu. Marie'yi aradı ve, "Ma# bana doğum kontrol hapı lazım," dedi direk. Yaşlı kad» konudan haberi yoktu ama sesi bozuk geliyordu.
"Edvvard bütün ihtiyaçlarını kendi karşılayacağmıt tüne basa basa bana bildirdi. Neler oluyor? Prense™ n'apıyorsun?" dedi Marie. Jaymie hiçbir şey söylemede telefonu kapattığında ne yapacağını bilmiyordu. Sarardı birkaç yeri daha arayıp olumsuz cevap aldı, delirmeklik reydi. Edvvard gelince ne yapacak, ona nasıl davranaoı bilmiyordu. Hamilelik, onun ve kardeşinin sonu olur,fo onları buradan bilinmez diyarlara sürerdi. Tekbaşmai saydı aşkıyla her şeye razı olur, ölmeyi bile göze alırdı as# kardeşine bunu yapamazdı. Aklına Marlon geldi ve tel# onu aradı. Marlon her zamanki gibi sakin bir sesle onu (t vapladı ve isteğini yerine getireceğini belirtti.
Edvvard ilk gün ölürcesine Jaymie'nin yanına gıtm^ ondan deli gibi özür dilemek istese bile kızgınlığı onifK" gel olmuştu. Gidince daha fazla canını yakmaktan, onu* dtmektı-n korktu. Sımraki günler kızgınlığı geçmiş, öık'"
canım şakıyordu. S.ıra\ j gitmeye karar verdimi gün telefonu saklı. "Efendim dairenizden dış hat telefon edildi. Sizi lulplendirmek işteşlik
"Dinlet!" dedi Edsv ard ve Jaymie ve Marlon'un konuş-gulan kulağına dolmas a başladı.
‘.Vlurlen merhaba...
‘Uzun zaman oldu na>ıhın?"
‘jyt szn"
'Sır şey mi oldu laymıe?”
Bıiıjm doğum kontrol haplarma ihtiyacım var ve saraydan tmm edemiyorum."
"Hoplan alır gelirim. Merak etme... "
"Teşekkür ederim...tesettür " Jaymie'nin son cümlesiydi ve uzatmadan telefonu kapattı. Edvvard sakinleşmek adına bir-iki smıis’e derin derin nefes aldı ve telefonda bekleyen görevliye telefonu kapatmadan önce, "Sil kaydı ve sen de unut!" dne kükredi. Marlon'un jaymie'ye âşık olduğunu biliyordu ve takıldığı konu bu değildi. Zaten Jaymie'ye dünya üzerinde âşık olmayacak birini düşünmek aptallık olurdu. Onu üzen Jaymie'nin her başı sıkıştığında Marlon'dan yar-dmustemesiydi ve bu artık bir hayli camnı sıkmaya başlamıştı. Telefon açıp .Marlon'u yanına çağırttığında yıllardır hizmetinde olan adama anlayışlı olmaya kararlıydı ama ruhunu kaplayan kıskançlığı dizginlemeye çalışmak onun ıgn gerçekten zordu. Marlon kapıdan girmiş ona selam ve-nıken Edvvard masada oturmuş, elinde boşalmış içki kadehi döndürüp duruyordu.
‘Gd Marlon otur," dedi Edvvard karşısındaki sandalye-»I göstererek. Ona bir kadeh viski uzattı ve, "İç," dedi sertçe. Marlon kadehi alıp selam verdi ve kafasına dikip bitir-■n bir oldu. Edvvard lafı uzatmadı direk, "Bugün saraya pıfip jaymie'yle görüşeceğini biliyorum," dedi gözlerine ^darak. Marlon korkuyla karışık bir şok yaşadı. Kendi
"Aranızda bir şey yok biliyorum. Yoksa şu an konuşuyor olmaz, kafanı bir sapın ucunda sallan,) olurdum," dedi açık ve net olarak. Marlonla Edwaf) birlerine benzeyen iki ayrı ruh gibiydiler. Onlan bırj den ayıran yaşanmışlıklardı. Edvvard'ın şımarık, rai^, bencilce bir hayata sahip büyümesi, sevgisizliğe aç ruhuyla çelişiyordu. Bir o kadar hayatın zorluklanylaj,^ yüyen Marlon annesinde sevgiyi öğrenmiş; insan sevgif le yoğrulan yaşamında merhamet en büyük etkendi sözlülük ikisinin de ortak özelliğiydi. Marlon ona düp> davrandı. "Efendim Jaymie size deli gibi âşıkbununlı. kındayım. Yine de bir gün beni seçerse onu geri çevın» yeceğimi bilmelisiniz. Bunu size açık bir dille belirtm benim size olan saygım."
Edvvard yerinden kalkıp ona kimin kadınına âşıkolık ğunu yumruklarıyla sormak isteğini bastırmakta bir İm zorlandı. Derin bir nefes daha alıp, "Dürüst olduğum^ sağ ol ama bu asla olmayacak. Çocuklarırm doğuruplııi ettiği yeri alacak ve sen onu koruyacaksın."
"Emriniz benim için bir onurdur. Kanımın son damlı sına kadar onu koruyacağıma emin olabilirsiniz," dedi» eğilip selam vererek çıktı. Marlon bu konuşmanın üzen» Jaymie'yi aradı ve olanları kısaca anlattı. Jaymie "Gelmw gerek yok zaten hapları buldum. Ben de seni arayacaktır dedi telaşını belli etmeden. "Emin misin?" dedi Marlon
"Evet," dedi jaymie ve telefonu kapattı. "Ulu Tannıt dedi panikle çünkü Edvvard'ın Marlon'a zarar vermesi" den ölesiye korkmuştu. Edvvard'ı aramakla arasında kaldı ve bütün gün kendini yedi bitirdi. Ara>’' ne diyecekti hiçbir fikri yoktu. Söyleyeceklerini yanlış»"tesettür sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder